Bir insanın gerçek yüzünü görmek istiyorsanız “Hakkınızı arayın”.

İnsanları en çok rahat zamanlarında değil, çıkarlarının sarsıldığı anlarda tanırsınız. Çünkü gerçek karakter, her şey yolundayken değil; beklentiler bozulduğunda, itiraz edildiğinde ve “Bu benim hakkım.” dediğiniz anda ortaya çıkar. Hakkınızı aradığınızda bazı insanların yüzündeki tebessümün ne kadar kırılgan olduğunu görürsünüz. Dün size anlayışla yaklaşanlar, bugün sizi suçlamaya başlayabilir. Çünkü mesela artık haklı olmak değil, onların düzenin bozulmasıdır. Adalet, herkes için geçerli olduğunda anlam kazanır. Ne var ki bazı insanlar adaleti yalnızca kendilerine hizmet ettiği sürece savunur. Hak arayışınız onların konforunu, ayrıcalığını ya da çıkarını tehdit ettiğinde, sessizlikleri başlar. Kimileri sizi görmeden gelir, kimileri küçümser, kimileri ise sizi haksız görmeye çalışır.
İnsanların en büyük rahatsızlığı çoğu zaman hakkınızı aramamız değildir. Rahatsız oldukları şey, artık eskisi gibi susmuyor olmanızdır. Çünkü sessiz kalan insan yönetilebilir; hakkını bilen insan ise kontrol edilemez. Hak aramak, kavga etmek değildir. Hak aramak, saygısızlık değildir. Hak aramak, kendine duyduğun saygının bir göstergesidir.
Elbette bunu herkes hoş karşılamaz. Çünkü sınır koyan insanlar, başkalarının kurduğu rahat düzeni bozabilir. İşte tam da bu yüzden maskeler düşer. O güne kadar iyi görünen insanlar, ilk kez çıkarları zedelendiğinde gerçek yüzlerini gösterirler. Hayat bazen uzun açıklamalara ihtiyaç duymaz. Bir insana yalnızca bir kez “Hayır” demeniz, bir haksızlığa karşı “bu doğru değil” demeniz ya da hakkınızı kararlılıkla savunmanız bile size kimin yanınızda olduğunu gösterebilir. Unutmayın; Hakkınızı arama sizi kötü biri yapmaz. Tam tersine size gerçekten değer verenlerle, sizi yalnızca sessiz kaldığınız sürece sevenleri birbirinden ayırır. Çünkü karakter, güçlü görünürken değil, başkasının hakkına saygı gösterebildiğinde ortaya çıkar. Gerçek adalet de tam burada başlar.
Kişisel gelişim yolculuğunda önemli bir gerçek vardır: Hakkını aramak, sadece bir hak değil, aynı zamanda bir duruş meselesidir. Ve bu duruş, çevrenizdeki birçok insanın gerçek karakterini açığa çıkarır. Kimin gerçekten adil, kimin sahte, kimin korkak, kimin zalim olduğunu anlamanın yolu çoğu zaman sadece tek bir adımdan geçer: Ses çıkarmaktan.



Yorumlar